Türkiye’de siyasal partiler üzerine hazırlanan kitaplar, yayıncılık hayatının zayıf bir yanını oluşturuyor. Ülke siyasetindeki etkinlikleri dikkate alındığında, siyasal partilere yönelik çalışmalar, ciddi bir yoğunluk taşımıyor. Bu alanda klasikleşmiş, eserler de az sayıda.[1] AKP, belki de bu konuda bir istisna oluşturacak. AKP’nin ömrü uzadıkça, parti üzerine yazılan makaleler ve kitaplar da önemli bir literatür yaratmaya devam ediyor. Burada makaleleri ele almayacağız. AKP ve AKP döneminde Türkiye üzerine yazılan kitapları üç gruba ayırabiliriz. İlk grupta, AKP üzerine yazılmış komplo teorisi eksenli kitaplar ve partinin liderleri üzerinden yazılan, bir düşünsel çalışma yerine “karalama” ya da övme amacı taşıyan kitaplar yer alıyor. İkinci grupta AKP’yi içeriden anlatan metinlerin oluşturduğu kitaplar yer alıyor. Bu grup, içerik ve sayı olarak, nispeten “zayıf” kalıyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Stratejik Derinlik kitabı ve birkaç örnek dışında, AKP’nin kendisini anlatmaya dönük kitapları ciddi bir literatür oluşturmuş durumda değil. Üçüncü grupta ise AKP’yi anlamaya yönelik, önemli çalışmaların sonucu olan kitaplar yer alıyor. AKP KİTAPLIĞI bölümünde, özellikle son iki grupta yer alan kitaplara yer vermeye çalışacağız. Burada yer alan kitapların büyük kısmı, AKP üzerine hazırladığım yüksek lisans tezinde inceleme imkanı bulduğum kitaplardı. O yüzden büyük oranda okunarak değerlendirildi. Diğer yandan son birkaç yıl içerisinde AKP üzerine çok sayıda yeni çalışma yayımlandı. Özellikle bu kitapların bilgilerinin hazırlanmasında, tanıtım metinlerinden de yararlanıldı. Kitapları alfabetik olarak ve ilk baskı tarihleriyle vereceğiz.

“Benim Milletim”/Ak Parti İktidarı, Din ve Ulusal Kimlik, Büke Koyuncu, İletişim Yayınları, 373 Sayfa, 2014: AKP dönemi, Türkiye’de yeni bir millet anlayışının geliştirilmeye çalışıldığı bir dönemdir. İlk iktidar yıllarında tüm Türkiye toplumunu kucaklama iddiası partinin temel siyaseti gibi sunulurken, bu eğilim sonraki yıllarda yerini, belirli toplumsal kesimlerin, dinsel hassasiyetleri üzerinden bir “kutuplaşma” siyasetine bıraktı. Büke Koyuncu, bu kitabında AKP’nin millet anlayışının gelişimini ele almaktadır. Bu millet anlayışı, İslam’ın ve milliyetçiliğin belirli eğilimlerinin öne çıkarıldığı bir anlayıştır. “Millet”ten kimi anlıyoruz? Türkiye’nin son on yılında, AKP iktidarı döneminde, ulusal kimlik tanımı nasıl değişti? Din, ulusal kimlik tanımı içinde nasıl bir yer ve anlam edindi? Büke Koyuncu, bu soruların cevabını ararken sadece genel politik söyleme bakmıyor, bir dizi özgül konuyu ve pratiği mercek altına alıyor.”

Ak Faşizmin İnşaat İskelesi, Mustafa Sönmez, Nota Bene Yayınları, 264 Sayfa, 2015: Sönmez, AKP üzerine yazdığı bu kitabında, bu dönemdeki ekonominin en önemli sektörlerinden biri olan inşaat sektörüne ve bu sektörden sağlanan gelirle güçlenen AKP’ye eğiliyor. “2003 sonrasında seçmenleri dev şantiyelerin etkilediğinden emin olabilirsiniz. Gökdelenler, villalar, korunaklı siteler, duble yollar, havaalanları, terminaller, tüneller, Marmaray, metrobüs, içinde adalet olmayan adalet sarayları, Ankara’da bakanlık binaları, kaç milyara mal olduğu bilinmeyen RTE’nin kaçak sarayı… İnşaat deyince RTE’nin gözleri parlıyor. Adeta bir inşaat tutkunu. İnşaat ile partisini büyüttüğü, inşaatı, AKP’nin bir ‘inşaat iskelesi’ gibi kullandığı biliniyor. TOKİ, ona bağlanan Emlak Konut, onunla işbirliği yapan Ağaoğlu benzeri figürler ve onlardan sağlanan ‘bağışlar’la güçlendirilen parti ve AK faşizmin tırmanışı. Bu kitabın teması da inşaat ile tırmanan AK Faşizmin, yine inşaat ile nasıl aşağı doğru gittiği.”

AK Parti ve Muhafazakar Demokrasi, Yalçın Akdoğan, Alfa Yayınları, 160 Sayfa, 2004: Yalçın Akdoğan tarafından kaleme alınan bu metin, yeni kurulan bir parti olarak AKP’nin kendini anlatma kaygısının bir yansımasıdır. Burada, özellikle partinin kuruluş ve ilk dönemlerindeki temel iddiası olarak “muhafazakar demokrasi”nin unsurlarına yer verilmektedir. Partinin günümüzde aldığı tutumun aksine, metinde oldukça “sosyal demokrat”, hukuk devletinden yana bir eğilim göze çarpmaktadır. Akdoğan, günümüzde yoğun AKP eleştirileri yapan Anti-kapitalist Müslüman İhsan Eliaçık’tan, kitabında sık sık alıntılar yapmakta bir sakınca görmemiştir.

AK Parti/Toplumsal Değişimin Yeni Aktörleri, Der: Hakan Yavuz, Kitap Yayınevi, 392 Sayfa, 2010: Bu kitabın yazarları arasında AKP’nin yönetiminde de yer alan pek isim de bulunuyor. Temel başlıklar arasında, İslamcılık, siyasal İslam, muhafazakar demokrasi, laiklik, AKP-Ordu ilişkileri, AKP’nin dış politikası gibi başlıklar var. Kitapta aynı zamanda şu sorulara yanıt aranıyor: “Ak Parti deneyimi ile ilgili sorulacak pek çok soru vardır: Ak Parti İslami bir parti midir? Tamamen İslami bir hareketin İslami olmayan veya İslami unsurlar taşımayan bir harekete dönüşmesi mümkün müdür? Ak Parti üyelerinin özel hayatlarında dini değerlere bağlı olmaları bu partinin İslami bir parti olarak sınıflandırılması için yeterli midir? Bir parti ya da hareket ne zaman İslamcı olur veya İslamcı oluşu ne zaman sona erer? Parti yönetimi siyasal İslam’la her türlü bağlantıyı reddetse de, biz bu partinin hâlâ İslamcı olduğunu düşünebilir miyiz?”

AKP Devri/Türkiye Siyaseti, İslamcılık, Arap Baharı, Yüksel Taşkın, Birikim Yayınları, 278 Sayfa, 2013: “Taşkın, AKP Devri’nde bir araya getirilen yazılarında Türkiye’deki sağ ve İslâmcı gelenek içinde bu siyasal partinin özgünlüğü meselesini tartışırken, bir yandan da İslâmcılık düşüncesinin geçirdiği dönüşüme odaklanıyor. Milli Görüş çizgisinden neo-liberal bir sağ muhafazakâr partiye giden yolculuğun geçtiği aşamaları, partinin kendi gelenek ve tarihiyle, ‘küresel durum’a verdiği yanıtlar arasındaki gerilimler üzerinden anlamaya çalışıyor.” Taşkın’a göre, AKP, “Özal’la başlayan bir geleneğin sürdürücüsü olmak istiyor. Sınırları belirsiz, iktisadi-sosyal göstergeler açısından objektif tanımları muğlak bir ortadirek tasavvuruyla, sessiz muhafazakar kitlelerin aynılığı fikrinin kitleler nezdinde popülerleştirilmesidir.”

AKP İşçilere Nasıl Zarar Veriyor, Yıldırım Koç, Kaynak Yayınları, 119 Sayfa, 2006: “Yıldırım Koç bu kitabında, dört yıldır iktidarda bulunan AKP’nin işçilere verdiği zararın bilançosunu çıkarıyor. Koç’un asıl amacı, AKP Hükümeti’nin işçilere verdiği zararları emekçilere bir kez daha anımsatmaktır. Çünkü işçilerin önemli bir bölümü seçimlerde AKP’ye oy verdi ve emekçilere büyük zarar veren AKP politikalarının uygulanmasında sorumluluk üstlendi. Koç’a göre ‘12 Eylül dönemi esas olarak sendikal örgütlülüğü’ hedef aldı. ‘ANAP iktidarları da işçi sınıfına karşıydı. Ancak AKP Hükümeti doğrudan işçiyi hedef aldı. AKP, artan işsizlik ve kaçak işçilik aracalığıyla hem sendikal örgütlülüğe hem de doğrudan işçiye darbe indirdi.”

AKP Kitabı/Bir Dönüşümün Bilançosu, Der. Bülent Duru, İlhan Uzgel, Phoenix Yayınevi, 2009: AKP Kitabı, parti üzerine yapılmış ilk derli toplu çalışma olma özelliğini taşıyor. Birinci baskısı 2009’da yapılan bu kitap, iç politikadan ekonomiye, dış politikadan kültür alanına, çevre sorunlarından sağlığa, AKP siyasetinin yansımalarını çok geniş bir alanda ele alıyor. Büyük bölümü Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi hocalarından oluşan yazarlar, partinin pek çok alandaki eğilimlerini masaya yatırıyor. Kitap, AKP’nin anti-demokratik tutumlarının daha görünür bir hal aldığı 2010 yılından önce yazılsa da, yaşadığımız dönemin gelişiminin kökenlerini ortaya koyuyor. Özellikle Ayhan Yalçınkaya’nın partinin Alevilere yönelik politikaları üzerine hazırlamış olduğu yazı, partinin haklar ve özgürlükler konusundaki gerçek yöneliminin izlerini göstermesi bakımından kıymetli.

AKP ve Eğitim/Eğitimin Gericileşmesi ve Piyasalaşması, Rıfat Okçabol, Ütopya Yayınevi, 328 Sayfa, 2013: “Bu kitap, AKP’nin 10 yıllık iktidarında özellikle eğitim alanında gerçekleştirdiği piyasacı ve gerici uygulamaları irdeleyen bir kitaptır. Bu kitabın temel amacı, AKP’nin esas hedefinin ‘girişimci molla’ yetiştirmek olduğunu göstermek, Türkiye’nin içine sokulduğu tehlikenin ayrımına varılmasını sağlamaktır.”

AKP-Cemaat/Çatışmadan Çöküşe, Mustafa Sönmez, Nota Bene Yayınları, 264 Sayfa, 2014: Mustafa Sönmez, AKP üzerine pek çok konuda kitaplar kaleme alan bir yazar. Bu kitabın konusunu da AKP iktidarı oluşturuyor. “2013, yakın tarihimize bir kırılma yılı olarak geçecek. Hem siyasi hem ekonomik ve kültürel anlamda… 2002’de iktidara gelen AKP-Cemaat koalisyonu, 2007 ve 2011 seçimlerinden de oylarını artırarak çıktı. Buna Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘çıraklık-kalfalık-ustalık’ dönemi yakıştırmasını yaptılar, pek de beğendiler bu metaforu. Oysa aklıselimle olaylara bakanlar, birçok şeyin pamuk ipliğine bağlı olduğunu, rejimdeki içten içe çürümeyi, kemik erimesine uğramış kofluğu görebiliyorlardı… Mustafa Sönmez, AKP iktidarındaki yarılma sürecini 1970’li yıllardan itibaren ele alırken, yakın dönemi de adım adım mercek altına alıyor. Yazar bu süreci, ‘Sonun başlangıcı, Dış desteğin çöküşü, Gezi direnişi travması, AKP-Cemaat sürtüşmesi ve Yolsuzluk üzerinden savaş’ başlıkları altında inceliyor.”

AKP, Cemaat, Sünni-Ulus/Yeni Türkiye Üzerine Yazılar, Fatih Yaşlı, Yordam Kitap, 256 Sayfa, 2014: Yaşlı, bu kitabında AKP’nin “yeni Türkiye” iddiasının çeşitli yönlerine eğiliyor. AKP ile birlikte “Yeni Türkiye”nin öne çıkan güç odaklarından olan Fethullah Gülen hareketi ile partinin ilişkilerini inceliyor. AKP üzerine eleştirel köşe yazıları da kaleme alan Yaşlı’nın bu kitabında, yeni “rejim”in kurucu bir unsuru haline getirilmeye çalışılan, yeni “millet” ya da “Sünni-Ulus” da, önemli bir tartışma başlığını oluşturuyor.

AKP, Ilımlı İslam ve Neo-liberalizm, Ed. Fikret Başkaya, Ütopya Yayınevi, 288 Sayfa, 2013: “Politik İslam olarak adlandırılan İslamcı hareketler baştan itibaren emperyalizm tarafından araçlaştırıldılar. Bugün de Müslüman Dünya’da kolonyalist-emperyalist Batı’nın Truva atı işlevi görmeye devam ediyorlar. ‘Ilımlı İslam’ Batılılar tarafından uyduruldu ve bu hareketlerin radikaliyle sözde ‘ılımlısı’ arasında bir fark yoktur… Politik İslam’ın, neoliberalizmin en hevesli savunucusu oluşu da bir tesadüf değildir. Politik İslamcı hareketler iktidar olduklarında ancak neoliberal bir teokrasi üretebiliyorlar.”

AKP, Siyasal İslam ve Restorasyon, Ergin Yıldızoğlu, Tekin Yayınevi, 304 Sayfa, 2015: İç politikayı uluslararası ekonomi-politik bağlarıyla değerlendiren yazılarıyla dikkat çeken Yıldızoğlu, bu kitabında da AKP ve Siyasal İslam’a ve çıkış yollarına eğiliyor. “Neoliberalizm, kırsal yapıları dağıtarak kentleşmeyi hızlandırdıkça, kültür çatışması/travması yaşayan, diğer bir deyişle muhafazakâr, ataerkil ve dindar anlamlar sistemi, sürekli tehdit altında bir yoksul varoş nüfusu ve buna hizmet veren esnaf tabakasını yaratmıştır. Bu karışıma, AKP döneminde izlenen oy satın alma pratikleri, ‘yardımsever zenginler’, ‘zekât’ söylemleri, dinci sivil toplum örgütleri ve dayanışma ağları da eklenince ülkede bir ‘sadaka’ toplumu şekillenmiş, vatandaşlık gururu hızla yok olmuştur. Ergin Yıldızoğlu, ülkemizdeki demokrasi ve özgürlük güçlerini tehdit eden gerçek tehlikeye, İslamofaşizme karşı bir çıkış yolu bulmak, bir yol oluşturmak için yapılması gerekenler üzerine fikir üreterek, on iki yıllık AKP iktidarının baskılarla zorlaştırdığı, dayatmalarla adeta bir bataklığa döndürdüğü bu yaşanılmaz ortamdan kurtulmak üzere CHP-HDP-BHH ekseninde bir çözüm bulmanın mümkün olduğunu söylüyor.”

AKP’nin Önlenebilir Karşı-Devrimi, Taner Timur, Yordam Yayınları, 272 Sayfa, 2014: Taner Timur, AKP üzerine yazdığı yazıları, üç bölümde derlediği kitabında, ekonomiden siyasete, kültürden dış politikaya pek çok alanda AKP’yi ele alıyor. AKP’yi bir karşı-devrim örgütü olarak gören Timur, en acil sorunun özgürlük ve demokrasi sorunu olduğunu belirtirken, laiklik mücadelesinin, bu kavganın önemli bir bileşeni olduğunu ifade ediyor.

AKP’nin Şirket Rejimi/Otoriteryen Muhafazakarlığın Gerilim Hatları: Kürtler-Cemaat-Aleviler, Ercan Geçgin, Nota Bene Yayınları, 303 Sayfa, 2014: “Türkiye’nin son 10 yılı toplumsal ve siyasal olarak dört aktörü öne çıkarıyor: AKP, Gülen Cemaati, Kürtler ve Aleviler… Ülkeyi bir şirket kültürü ile yöneten AKP, sarsılan içsel-dışsal dengeler ve gelişen toplumsal dinamikler sonucu sancılı bir sürece girdi. AKP’nin oluşturduğu ‘Şirketokrasi’ rejimi, hem geleneksel devlet otoriterliğini yeniden üretip güçlendirmiş hem de ‘otoriteryen muhafazakârlık’ kültürünü bina ederek ‘Şantiye-Rantiye-Zaptiye-Tasfiye’ şeklinde özetlenebilecek yönetim tarzı yaratmıştır. Liberallerden sonra Gülen Cemaati’nin de şirketin ortaklığından ayrılması yeni güç çekişmelerini, tasfiyeleri ve yeni denge arayışlarını beraberinde getirmiştir.” “AKP, Cemaat, Kürtler ve Aleviler arasındaki ilişkileri, yerel, bölgesel ve küresel bağlamlar ile güncel gelişmeler ışığında ele alan Ercan Geçgin, bu aktörlerin iç kırılganlıklarına, manevra alanlarına, tarihsel ve yapısal niteliklerine de dikkati çekiyor. Ayrıca, AKP’nin ‘otoriteryen muhafazakârlık’ ideolojisine dayalı tahakküm ve rıza üretme biçimlerini güncel örneklerle açıklamaya çalışıyor.”

Aleviler Artık Burada Oturmuyor, Pınar Ecevitoğlu-Ayhan Yalçınkaya, Dipnot Yayınları, 344 Sayfa, 2013: Yukarıda da bahsettiğimiz AKP’nin “millet” anlayışının dışlananları arasında Aleviler başta geliyor. Pınar Ecevitoğlu ve Ayhan Yalçınkaya, bu kitaplarında AKP’nin Alevilerin yaşadığı sorunlara çözüm bulmak amacıyla örgtülediği iddia edilen “Alevi Çalıştay”larını, AKP’nin iktidar anlayışının hayata geçirilmesi olarak ele alıyor. “Aleviler ‘artık burada’ oturmuyor; kapıları işaretlenmiş evlerini, katil zanlılarının önünde saygıya çağıran anıt-otellerinin isli duvarlarını, dede postunun yanında yer gösterilen düşmanlarını yüklenip ‘göçtüler.’ Ama göçerken ezberlerini de birlikte götürdüler. İktidar şebekesinden kendilerine yönelen tehdidi fark edenler, bu geleneksel ezberlere yaslanarak çaresizce direniş hatları inşa etmeye çalıştılar ama tehdit, hattın önünde değildi ki… çoktandır hattın arkasından dolaşarak bir kuşatmaya dönüşmüştü bile. Bunu fark edemeyenler iktidarın Alevi Çalıştayı’nın başarısız olduğunu düşünmeye devam ediyorlar. Oysa bu kitap, sıra dışı üslubu ve yaklaşımıyla Alevi Çalıştayı’nın nasıl başarılı bir siyasal-dinsel mühendislik projesi olduğunu ve adım adım, sabırla hayata geçirildiğini gösteriyor ve yeniden uyarıyor…”

Ayet ve Slogan/Türkiye’de İslami Oluşumlar, Ruşen Çakır, Metis Yayınları, 320 Sayfa, Birinci Baskı 1990: Ayet ve Slogan’ın ilk baskısı 1990’da yapıldı ve kitabın 2012’de yapılan baskısında da metin aynı haliyle basıldı. Buna rağmen, Ruşen Çakır’ın metni AKP’ye evrilen İslami oluşumların gelişimi bağlamında hala önemli bir boşluğu dolduruyor. Diğer yandan, bu dönemden günümüzdeki AKP iktidarına kadar olan yaşanan dönem ise yeniden kaleme alınmayı bekliyor. Fethi Açıkel’e göre, “1970’ler ve 1980’ler boyunca özgürleşme, protesto ve ideolojik tanınma arayışı içinde olan muhafazakar-İslami hareket açısından artık yeni olan şey ne slogan, ne protesto, ne de eleştirel hissiyat’tır. Aksine bu dönemin yeni bileşeni ‘slogan’ı bir yandan tamamlayan, diğer yandan da ikame eden ‘aygıt’tır. Benzeri bir biçimde ‘siyasal ideoloji’den ‘sosyal teknolojiye’ geçişi anlamlandıran; dönemin ruhunu yansıtan bileşim ‘Ayet ve Aygıt’tır.”[2]

Bi’at ve Öfke/Recep Tayyip Erdoğan’ın Psikobiyografisi, Cemal Dindar, Telos Yayıncılık, 396 Sayfa, 2007: Erdoğan’ın psikobiyografisi, onun psikolojisi ülkedeki gelişmeleri yoğun bir şekilde etkilediği ölçüde daha önemli bir faktör haline geliyor. Dindar’ın bu metni bu anlamda önemli bir boşluğu dolduruyor. Kitabın yeni baskısında AKP Sözlüğü ve Gezi Direnişi sonrası Erdoğan’ın portresine de yer veriliyor. “Bi’at ve Öfke, 2000’li yıllar boyunca ‘büyük demokrat’ olarak çok çeşitli toplumsal gruplardan alkış toplayan Erdoğan’ın despotizme eğilimini erken bir dönemde, ‘ruhsallık bilgisi’ ve özellikle psikanaliz ile çözümleyen” bir bakış açısı geliştiriyor.”

Bir Kürdün AKP Okumaları, Şeyhmus Diken, Evrensel Basım Yayın, 192 Sayfa, 2009: “AKP, ‘açılım’ söylemi altında geliştirdiği politikalarla Kürt sorununu çözeceğine inanmamızı istiyor. Oysa AKP’nin hükümet olduğu 2002’den bugüne söylemi ile icraatları arasındaki çelişkiyi ortaya koyan sayısız örnek bulunuyor. Bu kitap, ‘açılım’ politikasını AKP hükümetinin bu çelişkileriyle birlikte okuyup değerlendirmemizi sağlıyor. Şeyhmus Diken, AKP’nin çelişkilerini gözler önüne seren yazılarıyla, AKP’yi eleştirenleri ‘barış ve demokrasi istemezlik’le suçlayanları bir kez daha düşünmeye çağırıyor.”

Çizgilerle AKP, Damla Öz, Çizer: Davut Kanmaz, Nota Bene Yayınları, 120 Sayfa, 2011: Bu kitapta, AKP’nin yaklaşık 10 yıllık serüveni, çizgilerle anlatılıyor; bu anlamıyla Çizgilerle AKP kitabı, iktidarda olan AKP’nin tam anlamıyla ‘resmini çiziyor.’ “Her ne kadar gömlek değiştirmiş olsa da gerek kadroları gerekse de temel eğitimi ‘milli görüş’ düşüncesine dayanan AKP’nin geçirdiği evrimin yanı sıra Türkiye’nin yakın tarihi de Kanmaz’ın çizgilerine konu oluyor. Kitap, Milli Selamet Partisi ile 1960’ların sonunda başlayan ve Fazilet Partisi’nin kapatılmasının ardından ana gövdesi 2001’de kurulan AKP ile yoluna devam eden İslamcı hareketin öyküsünü de anlatıyor.”

Doğum ile Ölüm Arasında İslamcılık, Mümtazer Törköne, Kapı Yayınları, 182 Sayfa, 2012: AKP’nin Cemaat ile yaşadığı çatışmada Cemaat’ten yana tutum alana kadar partiyi destekleyen ve geçtiğimiz dönem partiden milletvekili aday adayı da olan Türköne, bu kitabında Türkiye’de İslamcılığın, AKP iktidarından sonra “ölüm” sürecine girdiğini iddia etmektedir. Ali Bulaç ile yaşadığı bir polemik üzerinden ortaya çıkan bu kitap, İslamcılığın “ölümü”nü AKP döneminde iktidar olmasına bağlıyor. Bu bakımdan İslamcılık “içi” bir tartışma olması nedeniyle, AKP döneminde yaşanan dönüşüme ilişkin giriş niteliğinde notlar veriyor.

Hegemonyadan Diktatoryaya/AKP ve Liberal-Muhafazakar İttifak, Der: Çağdaş Sümer- Fatih Yaşlı, Tan Kitabevi Yayınları, 432 Sayfa, 2010: Türkiye siyasetinde 1950’lerden bu yana yaşanan süreci liberalizmle muhafazakarlığın ittifakı olarak değerlendiren editörlere göre, bu ittifakın şu anda iktidarda olan partisi AKP, “neo-liberal hegemonya”nın derinleştirilmesi görevini üstlenmiş durumdadır. AKP ile kurulan yeni rejimin liberal-muhafazakar diktatörlük olarak değerlendirildiği kitapta, partinin, “kendi kadroları tarafından çökertilmiş bir cumhuriyetin üzerine iktidara gelmiş ve o çöküşü nihayete erdirip diktatoryal nitelikleri haiz yeni bir rejimi, liberal-muhafazakar diktatörlüğü tesis etme” misyonunu üstlendiği vurgulanıyor.

Himmet, Fıtrat, Piyasa/AKP Döneminde Sosyal Politika, Der: Aziz Çelik-Meryem Koray, İletişim Yayınları, 343 Sayfa, 2015: AKP iktidarı özellikle, sosyal yardım, sosyal hizmet gibi konuların iktidarın tanzimi açısından yoğun bir şekilde kullanıldığı bir dönem olarak yaşanıyor. Bu kitabın temel iddiası da AKP iktidarının, sosyal politika açısından bir dönüşümü temsil ettiği. “Küresel kapitalizmin ve neoliberal politikaların dayatmalarının yanında, bu dönüşümü AKP’nin kendi siyasal-ideolojik zihniyet çerçevesi biçimlendiriyor. Neoliberal, neomuhafazakâr ve neopopülist politikalar AKP’nin sosyal politikalarını kuşatıyor.” AKP’nin sosyal politika bağlamında geliştirdiği politikalar ve bu politikaların AKP iktidarına sağladığı olanaklar, akademide hak ettiği ilgiyi göremiyor. Bu anlamda Koray ve Çelik’in derlemesi, AKP’yi anlamak bağlamında önemli bir yer tutuyor.

İkincilerin Cumhuriyeti/Adalet ve Kalkınma Partisi, Christos Teazis, Mızrak Yayınları, 220 Sayfa, 2010: Christos Teazis’in kitabı AKP’nin gelişimini, Türkiye’de İslamcı hareketin serüveni içerisinden anlamaya çabalıyor. Teazis, partinin Türkiye tarihinde ekonomik gelişmelerle olan ilişkisini de ortaya koyuyor.

İktidarın Şiddeti/AKP’li Yıllar, Neoliberalizm ve İslamcı Politikalar, Haz: Simten Coşar, Gamze Yücesan Özdemir, Metis Yayınları, 288 Sayfa, 2014: “AKP politikalarının, partinin iktidara gelişinden bugüne sürekli çarpıcı çelişkiler ve ikilikler taşıdığı malum. Bu ikiliklerin izini sürdüğümüzde hepsinin tek bir büyük ikilikten türediği görülüyor: Bir yanda neoliberalizm, yani bireycilik, diğer yanda İslamcılık-Türkçülük, yani cemaatçilik. Uzlaşmaz sanılan bu ikiliğin özel bir karışımını başarmış görünüyor AKP. Sabah özgürlükten bahsederken, akşama insanların kazanılmış sosyal haklarına el koyabilen bir siyaset etme tarzı bu… Bu ikiliği nasıl anlayabiliriz? AKP hükümetlerinin yönetiminde geçen yıllar şiddet, baskı ve eşitsizliğe dayalı neoliberalizm ile İslamcı politikaların eklemlendiği bir dönem olarak ele alınmalı: Neoliberalizmin kaba şiddetinin İslamcı siyaset yoluyla yerlileştirilmesi bugün hem devletin hem toplumun iliklerine kadar işlemiştir. Kitabın farklı bölümlerinde bu yerlileştirme süreci devlet, hukuk, uluslararası ilişkiler, sivil toplum, yurttaşlık, sosyal politikalar ve toplumsal cinsiyet düzeyinde ele alınıyor.”

Müslüman Milliyetçiliği ve Yeni Türkler, Jenny White, Çev: Fuat Güllüpınar-Coşkun Taştan, İletişim Yayınları, 332 Sayfa, 2013: Türkçede daha önce Türkiye’de İslamcı Kitle Seferberliği kitabı (Oğlak Yayınları, 2007) yayımlanan White, bu kitabında, İslam ve Türk milliyetçiliği arasında yeni bir kimlikle ortaya çıkan, “yeni Türkleri” ele alıyor. White, İslam ve millet, melezlik, başörtüsü gibi konuları da ele aldığı kitabında, Müslüman milliyetçiliğin önemli bir uğrağı olarak, cinsiyet ve millet konusuna geniş bir yer ayırıyor.

Neoliberalizm, İslamcı Sermayenin Yükselişi ve AKP, Erol Balkan, Neşecan Balkan, Ahmet Öncü, Yordam Kitap, 416 Sayfa, 2014: Bu kitap, AKP’yi oluşturan birikimin, sermaye açısından gelişimine odaklanıyor. Yazarlar, bu kitapta daha önce çoğunlukla ayrı ayrı incelenmiş olan neoliberalizm ve İslamcı sermaye olgularını ilk kez kapsamlı bir içerikle birlikte ele almaya çalışıyor. “Böylece, son yirmi yıla özgünlüğünü kazandıran İslamcı sermaye birikiminin neoliberal politikalarla ilişkisini ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan yeni sınıf oluşumlarını ciddi bir biçimde incelemek olanaklı oluyor. Bu bağlamda Türkiye’de AKP dönemindeki gelişmeler, İslamcı burjuvazi ve İslamcı orta sınıf olguları mercek altına alınıyor.”

Paralel Yürüdük Biz Bu Yollarda/AKP-Cemaat İttifakı Nasıl Dağıldı, Ahmet Şık, Postacı Yayınevi 624 Sayfa, 2014: Ahmet Şık, AKP iktidarının mağdurlarından olan pek çok gazeteciden biri. Henüz baskısı yapılmayan kitabı yüzünden iktidarın Cemaat kanadının hedefi olan ve iktidara “dokunma”nın bedelini hapis yatarak ödeyen Şık, bu kitabında AKP-Cemaat ittifakının dağılma sürecini ele alıyor. “AKP ve Gülen Cemaati, yakın zamana kadar Türkiye’yi siyasal ve toplumsal olarak birlikte dönüştüren iki iktidar ortağıydı… Tuzaklar, hileler, sahteliklerle örülü soruşturma ve davalar zincirine imza atan bu iki kirli suç ortağı şimdi, ‘Yeni Türkiye’nin savaşan güçleri olarak sahnedeler. Bu savaş ne demokrasi ve temiz toplum ne de birilerinin iddia ettiği gibi barış ya da sivilleşme için yaşanıyor. Sadece devletin sahibi kim olacak diye savaşılıyor. Her savaş gibi bu da kirli.”

Pasif Devrim/İslami Muhalefetin Düzenle Bütünleşmesi, Cihan Tuğal, Çev: Ferit Burak Aydar, Koç Üniversitesi Yayınları, 286 Sayfa, 2010: Tuğal, Gramsci’den, farklı bir şekilde yorumlayarak ödünç aldığı “pasif devrim” kavramını, bu kitabında, İslamcı muhalefetin düzenle bütünleşmesi bağlamında ele alıyor. Kitap, İstanbul’un Sultanbeyli ilçesindeki İslamcı muhalefette 90’lardan 2000’lere yaşanan dönüşüme odaklanan bir araştırmaya dayanıyor. Metin, “İslami aktivistlerin nasıl örgütlendiklerini, 28 Şubat sürecinde nasıl geri çekildiklerini ve AKP tarafından nasıl massedildiklerini anlatıyor.” İlçedeki pek çok kişiyle yaptığı derinlemesine görüşmelere dayanan araştırma AKP’nin Müslüman kesimde oluşturduğu “fikri” hegemonyayı, bu örnek kapsamında gözler önüne seriyor.

Recep Tayyip Erdoğan Ne Diyor? Ed: Tığ, Baydaroğlu, Pehlivan, Kim Ne Diyor Yayıncılık, 640 Sayfa, İkinci Baskı 2012: Editörler, Tayyip Erdoğan’ın 2001-2012 arasında yaptığı konuşmalardan seçkilerle pek çok temel konudaki düşüncelerini alfabetik olarak sıralıyorlar. Seçim konuşmalarının ağırlıkta olduğu seçkide yer alan 300’ün üzerinde maddede, Tayyip Erdoğan’ın “3 Çocuk”tan “Özerklik” konusuna, “Ortak Akıl”dan “Ötekileştirme”ye geniş bir çerçevedeki görüşleri, konuşmalarından alınan pasajlar şeklinde yer alıyor.

Recep Tayyip Erdoğan/Bir Liderin Doğuşu, Hüseyin Besli-Ömer Özbay, Meydan Yayıncılık, 384 Sayfa, 2010: Tayyip Erdoğan’ın gençlik dönemlerinden gelen bir öyküsel biyografisini çizmeye çalışan yazarlara göre, “halkın gözünde Tayyip Erdoğan’ın Kasımpaşalılığı, onu alabildiğine ‘sahici’ kılan bir özellik. Kendilerinden biri olduğuna dair, kıymetli bir evrak hükmünde bir ‘Tescil Belgesi’.” Cumhurbaşkanı olsa da hala partinin asıl lideri gibi davranan Erdoğan’ın teşkilatlardan 2010’a uzanan siyasal mücadelesini “içerden” seslerden öğrenebilmek için faydalı olabilecek bir eser. Kasımpaşalılığın verdiği “alabildiğine sahici”lik ise şu günlerde “alabildiğine” savunulacak bir konu değil kanımızca.

Sessiz Devrim/Türkiye’nin Demokratik Değişim ve Dönüşüm Envanteri: 2002-2012, TC Başbakanlık Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, 260 Sayfa, 2013: Önsözünü Recep Tayyip Erdoğan’ın yazdığı bu metin, AKP dönemini bir demokratik dönüşüm olarak sunarken, bu dönüşümün yargı reformu, güvenlik paradigması, insan hakları, kültürel hakların genişletilmesi, sosyo-ekonomik alanda atılan adımlar, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi alanlarındaki gelişimini inceliyor, 2002-2012 arasındaki envanterini çıkarıyor. Bu envanterin çıkarılmasından sonra gelişen süreç, “atılan” adımlarda belirgin gerileyişlere sahne oldu. AKP iktidarı dönemini bir demokratik dönüşüm ve “sessiz devrim” olarak sunma çabaları yaşadığımız dönemde AKP tarafından da savunulmasa da, bu metin AKP iktidarını “yeni Türkiye” söylemi üzerinden demokratik dönüşüm iddiasıyla sunma çabasının bir parçası niteliğini taşıyor.

Siyasal Bir Sorun Olarak İslamcılık, Menderes Çınar, Dipnot Yayınları, 192 Sayfa, 2005: Çınar, bu kitabında Milli Görüş Hareketi’nden AKP’ye evrilen İslamcı hareketi konu ediniyor. Cizre’nin sözleriyle Çınar, “Milli Görüş Hareketi’nin ve aktörlerinin inişli-çıkışlı serüveninin içinde gizlenen sorunsalları ‘siyasal olan’ın yol göstericiliğinde tartışırken… hareketi ve aktörlerini topluluktan insan unsurundan, günlük yaşamdan ve sistemden soyutlayarak düşünmemekte, tersine… hareketin ve taşıyıcı örgütlerin rolünü, anlamını ve önemini hem kendi kişisel tarihimiz hem de siyasal sistemimizin tarihi ışığında, dahası global sızmalarla iç içe ve karşılıklı etkileşim içinde anlamamıza yardımcı olabilecek analitik bir perspektif sunmaktadır.”

Statükodan Değişime Milliyetçilik Ufku, Ed. Huzeyfe Süleyman Arslan, Binyıl Yayınları, 310 Sayfa, 2008: AKP’nin yeni bir milliyetçilik anlayışı geliştirmesine dair birkaç kaynaktan bahsetmiştik. Bu kitabı, bu konuda “içeriden” yapılmış temel akademik çalışmalardan biri olarak değerlendiriyoruz. “Türkiye’yi bir 21. Yüzyıl gücü haline getirmek bakımından milliyetçiliği ‘motor gücü’ olarak” gören yazarlar, Ülkücü hareketin yerini alacak yeni bir milliyetçiliğin izini sürüyorlar. Kitabın yazarları arasında daha önce MHP’de politika yaparken AKP’ye geçen Vedat Bilgin, Naci Bostancı gibi akademisyenler ve Has Parti’den AKP’ye geçen Erdinç Yazıcı gibi bir isim de bulunuyor.

Stratejik Derinlik, Ahmet Davutoğlu, Küre Yayınevi, 584 Sayfa, Birinci Baskı 2001: Stratejik Derinlik, kanımızca AKP’nin temel metnidir. Birinci baskısı 2001 yılında, AKP henüz iktidara gelmeden yapılan bu kitap, özellikle AKP’nin dış politikadaki eğilimlerini ortaya koyması bakımından önem taşıyor. Bu dış politika eğilimleri bir iç politika da gerektirmektedir. Davutoğlu bu eğilimleri kitabında ortaya koymaktadır. AKP hükümetinde yer almadan önce, başbakanın ve dışişleri bakanının dış politika danışmanlığını da yapan Davutoğlu, bu kitabında çizdiği çerçeve bağlamında, günümüzdeki AKP politikalarının en önemli sorumlularından biridir. Dış politika anlayışını komşularla sıfır sorun, bölgede ve dünyada model, lider ve merkez ülke olarak belirleyen Davutoğlu’nun stratejisi, bölgesindeki tercihleri dolayısıyla etkili bir aktör olmaktan uzaklaşan, diğer yandan tüm komşularıyla sorunlar yaşayan, komşularındaki savaşın büyümesine neden olan şiddet yanlısı gruplara verdiği destek ortaya çıkan bir ülke konumuna çekilmiştir. Sünni İslamcılık üzerinden bir bölge liderliğine soyunan ve bunun referansı olarak Osmanlıyı gösteren Stratejik Derinlik, son yıllarda Türkiye’nin içeride yaşadığı kutuplaşmanın benzer bir halinin dış politikada da yaşanmasını getirmiştir. Kitap, AKP’nin temel iddiaları ve bu iddiaların çöküşünün görülmesi anlamında okunması gereken çalışmaların başında geliyor.

Türkiye’de İslam ve Devlet/Demokrasi, Etkileşim ve Dönüşüm, Berna Turam, Bilgi Üniversitesi Yayınları, 222 Sayfa, 2011: Turam, bu kitabında AKP ve onun bir dönem aklı görevi gören Gülen Hareketi’ni inceliyor. Gülen Hareketi’ni “Türkiye’nin Ortadoğu’ya benzememesini sağlayan bir aktör” olarak değerlendiren Turam, bu hareketin “çatışmadan uzak” olduğunu iddia ettiği tavrının, onları hiç böyle bir niyetleri olmasa da demokrasinin taraftarı yaptığını ileri sürüyor.

Türkleşmek, İslamlaşmak, Memurlaşmak/Ak Parti, Cemaat ve Yargının Hikayesi, Orhan Gazi Ertekin-Faruk Özsu, Nika Yayınevi, 140 Sayfa, 2013: İki yargıç tarafından kaleme alınan bu kitap, AKP dönemini özellikle yargı süreçlerindeki dönüşüm bakımından ele alan makaleleriyle ilgi çekiyor. Bugünlerde tüm sıcaklığını koruyan bir çatışma halini alan yargıdaki durum, özellikle AKP iktidarının ilk yıllarında, Fethullah Gülen Hareketi ile birlikte büyük bir dönüşüm şeklinde cereyan etti. Ertekin ve Özsu yargı ve emniyetteki mekanizmalar üzerinden şekillenen Türkiye’nin yeni iktidarını oluşturan AKP, Fethullah Gülen Cemaati ve onların emniyet ile beraber en temel politik vasıtalarını oluşturan yargıdaki gelişmeleri ele alıyor. Bu anlamda, bu kitap, günümüzdeki çatışmanın köklerini, pervasızca bir iktidarın kuruluşunda aramak konusunda önemli bir kaynak sunuyor.

Vesayetçi Demokrasi’den “Milli Demokrasi”ye, Menderes Çınar, Birikim Yayınları, 238 Sayfa, 2015: Siyasal Bir Sorun Olarak İslamcılık (Dipnot Yayınları, 2005) kitabının yazarı Menderes Çınar’ın, 2007-2014 arasında, büyük bölümü Birikim dergisinde yer alan yazılarından derlediği bu kitap, AKP’nin “demokrasi projesi”ni bir hakimiyet eğilimi olarak ele alıyor. Kitabın ele aldığı konular arasında, Türk İslamcılığı, Gezi ve AKP, AKP’nin seçim başarıları, AKP’nin Kimlik Problemi, ve AKP’nin Düşünce Kuruluşları Cephesi gibi konular yer alıyor.

 

DİPNOTLAR

[1] Bu konuda klasik eserler olan Tarık Zafer Tunaya’nın Türkiye’de Siyasal Partiler: I-II-III (İletişim Yayınları, 2009) ve Cem Eroğul’un Demokrat Parti/Tarihi ve İdeolojisi (Yordam Kitap, 2014) çalışmaları değerleri istisnalar olarak yer alıyorlar.

[2] Açıkel, Fethi, “Muhafazakar Sosyal Mühendisliğin Yükselişi: ‘Yeni Türkiye’nin Eski Siyaseti”, Birikim, Sayı 276, Nisan 2012, s. 15.