Bu makale, yazarın “Türkiye’nin Ellili Yılları Üzerine Notlar” (Türkiye’nin 1950’li Yılları, Ed. Mete Kaan Kaynar, İstanbul, İletişim Yayınları, 2015); “Türkiye’nin Altmışlı Yıllarına Ellilerden Bakmak” (Türkiye’nin 1950’li Yılları, Ed. Mete Kaan Kaynar, İstanbul, İletişim Yayınları, 2015); “Türkiye’nin Altmışlı Yılları Üzerine Notlar” (Türkiye’nin 1960’lı Yılları, Ed. Mete Kaan Kaynar, İstanbul, İletişim Yayınları, 2017); “Türkiye’nin Yetmişli Yıllarına Altmışlardan Bakmak” (Türkiye’nin 1960’lı Yılları, Ed. Mete Kaan Kaynar, İstanbul, İletişim Yayınları, 2017) ve Cumhuriyet Dönemi Siyasî Partileri (Ed. Mete Kaan Kaynar, Ankara: İmge Yayınları, 2007) kitap/makalelerinden yola çıkılarak kaleme alınmıştır.

11 Eylül 1923’te[1] kurulan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye’nin en fazla sevilen ama aynı zamanda en fazla nefret edilen; üzerinde en fazla yazılan, çizilen, tartışılan en eski siyasî partisi olma unvanını kimseye kaptırma niyetinde değil. Cumhuriyet dönemi siyasî tarihi, parlamento tarihi, biraz da CHP tarihi demek. Cumhuriyet dönemi siyasî kültürünü, Tanzimat sonrası Osmanlı siyasî kültürü ve tarihine bağlayan ana kavşak da burada. Yanlış anlaşılmasın, demem o ki; siyasî kültür, parlamento tarihi, siyasî yapı, Osmanlı’nın mirası… ile ilgili olarak tüm siyasî partilerden örnekler devşirmek mümkün; ama en çok CHP’den devşirmek mümkün. Partinin bu açılardan velut bir yapısı olduğunu görmezden gelmeyelim. 

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---