Bir Kimliksizleştirme Yöntemi Olarak Mülksüzleştirme: Suriçi Örneği ve Kürtlerin Mülksüzleştirilme Tarihine Kısa Bir Bakış

-
5

Bu yazıda Türkiye’de Kürtlerin maruz kaldığı asimilasyon, ayrımcılık ve şiddete dair tarihsel bir bakış sunmaya çalışırken, mülksüzleştirme pratiğinin nasıl bu tarihin ayrılmaz bir parçası olduğunu anlatacağım.[1] Mülksüzleştirmenin Kürtlerin gündelik hayatlarında maruz kaldıkları şiddetin ve kimliksizleştirme politikasının bir parçası olduğundan bahsedip, daha sonra bu mülksüzleştirme tarihini Diyarbakır’ın Suriçi örneği üzerinden ele alacağım. Bunu yaparken de Suriçi’nde şehir savaşı öncesi yürürlüğe giren kentsel dönüşüm projeleri ve şehir savaşı sonrası acele kamulaştırma kararlarını yakından inceleyeceğim. Yazı boyunca mülk kavramını yalnızca siyasi-iktisadi bir kavram olarak ele alan yaklaşımların yerine, mülkiyetin dinamik toplumsal, siyasi ilişkiler ve hiyerarşiler içerisinde ortaya çıktığını ve el değiştirdiğini vurgulayacağım. Nihayetinde mülkiyet ilişkileri ve bu ilişkilerin devlet ve/veya piyasa eliyle değiştirilmesinin toplumsal ilişkileri ve hiyerarşileri yeniden üretebilen bir güce sahip olduğunu iddia edeceğim.

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---