7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) tek başına hükümet kurmaya yeten çoğunluğunu kaybetmiş olması ve Halkların Demokratik Partisi’nin yüzde on barajını (ve Milliyetçi Hareket Partisi’ni) geçerek meclise girmiş olması, muhaliflere bir zafer havası yaşatmıştı. Sandık sonuçlarına göre AKP en yüksek oy oranı ile birinci parti olmasına karşın seçimin kaybedeni olarak görülmüş, HDP ve Cumhuriyet Halk Partisi destekçileri ise seçimin kazananları olduklarını düşünmüşlerdi. Bu zafer havası 7 Haziran seçimleri öncesinde eşitlik, özgürlük ve barış talepleri etrafında hareketlenmiş insanlara, uzun süredir hasret kaldıkları bir başarı hissini vermiş, her ne kadar olayların seyri ve sonuçları oldukça karanlık olsa da değişimin mümkün olduğuna dair bir iyimserlik halini akıllara sokmuştu.

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---