Cumhuriyetin ilk dönemine dair tartışmalarda “burjuva devrimi” kavramı da zaman zaman gündeme geliyor. Bu kavram genel yazında pek sık geçmese de sosyalistlerin ve Marksizm’den etkilenmiş olan sosyal bilimcilerin haliyle ilgisini çekiyor. Cumhuriyetin kuruluşunun bir burjuva devrimi olup olmadığı, Kemalizm’in bir burjuva ideolojisi olarak görülüp görülemeyeceği ve Kemalist liderlik ve kadroların sınıfsal karakteri tartışılıyor. Bu tartışmalara yer yer 1908 sonrası yaşanan rejim değişikliğinin, İttihat ve Terakki kadrolarının sınıfsal niteliğinin ve İttihatçılık’ın dahil edildiğini de görüyoruz.

Türkiye dışı yazınlara baktığımızda, burjuva devrimi kavramının esasen Marksist gelenekten üretilmiş olmakla birlikte Marksist olmayan tarihçi ve sosyal bilimcilerce de zaman zaman kullanıldığını gözlemliyoruz. Öte yandan kavram hakkında kuramsal boyutları da içeren bir tartışma büyük ölçüde Marksistler arasında yürütülüyor. Ben de bu yazının çerçevesini temelde Marksist yazınla sınırlayacak, diğer geleneklerin meseleye bakışınaysa ancak Marksizm içi çalışmalarla alakaları olduğu ölçüde ve burjuva devrimi kavramına yönelttikleri eleştiriler bağlamında gireceğim. 

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---