Fransızca olarak Le Monde’da yayınlanan makalenin Verso’da yayınlanan, David Fernbach tarafından yapılan İngilizce çevirisinden Türkçeleştirilmiştir. Camille BEDOCK, Antoine Bernard de RAYMOND, Magali Della SUDDA, Théo GRÉMION, Emmanuelle REUNGOAT ve Tinette SCHNATTERER tarafından yürütülen bu çalışma, temsiliyet anlamında bir anket çalışması sınırlılığında olması ve kendini sokağa çıkanlarla sınırlaması -online örgütlemeye bakmaması- gibi birtakım eksiklikleri olmakla birlikte rastgele görüşmelerle, doğrudan protestolara katılan insanların görüşlerinin analiz edildiği bir yazı olarak değerlendirilmeli. Hem zaman hem coğrafya olarak sınırlılıkları söz konusudur ve bu bakımdan Gilet Jaunes eylemleri hala devam ederken, bu bulguların çok başlangıç düzeyinde kaldığını not etmek gerekiyor. Le Monde’da yayınlanan bu araştırmayı, içeriden bir bilgi aktarımı sunan yarı akademikyarı jurnalistik güncel bir yazı olarak değerlendirmek gerekiyor. Ek olarak yazı başta Fransa’da olmak üzere, akademi ve sosyal araştırma çevrelerinde veya siyaset alanında devam etmekte olan tartışmaların ana temalarına işaret etmektedir. Sınırlı bir anket çalışması olmakla birlikte şu ana kadar konuya dair yayınlanan bulgular, analiz yazıları veya yorumlarla bir tezatlık oluşturmayan bu çalışma, hareketin profiline ve motivasyonunda dair aşağıdan birtakım örneklemeler sağlamasıyla dikkate değer bir çalışmadır.

Bir grup akademisyen olarak gilets jaunes hareketini anlamak için Kasım ayı sonunda bir alan araştırması gerçekleştirdik. Fransa’nın farklı bölgelerinde gösterilerde ve dönel kavşaklarda katılımcılarla buluştuk. Onların profili ve motivasyonuna dair ilk sonuçlarımızı burada sunuyoruz.

21 Ekimde, Priscillia Ludosky, ‘Pompa fiyatlarında indirim için’ online bir imza kampanyası başlattı. Sosyal ağlarda hızlıca yayılan ve medyada da yer bulan kampanyayı birkaç gün içinde 200.000 kişi ve bugüne kadar da 1 milyondan fazla kişi imzaladı. Vergilerde ve benzin fiyatlarında indirim talebiyle 17 Kasım eylem günü olarak belirlendi. Bu hareket özellikle Facebook’ta örgütlenen yerel ve ulusal gruplar tarafından ademi merkezi ve otonom bir tarzda hazırlandı.  17 Kasım günü, ağırlıklı olarak dönel kavşaklarda ve otoyol gişelerinde yol keserek tüm Fransa genelinde 280.000’den fazla kişi harekete katıldı.  Paris’teki gösteri Champs-Elysées’de düzenlenmiş ve bir grup polis tarafından kapatılmadan önce cumhurbaşkanlığı sarayına ulaşmayı denedi.  İzleyen günlerde blokajlar devam ederken, izleyen cumartesiler için gösteri çağrıları yapıldı.

17 Kasım’ın ardından, Émile-Durkheim (Bordeaux) merkezindeki araştırmacılar hareketi anlamak amacıyla siyaset-bilimi araştırma grubuna katılım için bir çağrıda bulundu. Bugün, bu kolektifin akademisyenlerden, CNRS (Bilimsel Araştırmalar Ulusal Merkezi) ve INRA (Ulusal Tarım Araştırmaları Enstitüsü) araştırmacılarından, kalıcı pozisyonu olmayan doktoralı araştırmacılardan ve öğrencilerden oluşan yaklaşık yetmiş üyesi var. Bu sosyologlar, siyaset bilimciler ve coğrafyacılar gönüllülük temelinde birlikte çalışmaktadır.

166 Anketin Analizi

Hareketin sendika örgütleri ve siyasal partilerin dışarısında kalan ölçeği ve oluşum hızı dikkat çekici. Aynı şekilde eylem biçimi ve sloganları da.  Kimdir bu sari yelekliler? Ne istiyorlar?  Politika ve protesto usullerinin etkin bir yenilenişine mi tanıklık etmekteyiz?  Bunu geleneksel halk isyanı formlarının geri dönüşü olarak mı görmeliyiz? Bu türden bir hareket zaman içerisinde değişmeye ne denli yatkındır ve kapsamı nasıl idrak edilir?

Anketin amacı hareketi sosyolojik olarak ele alabilmemizi sağlayacak veriyi toplamaktır.  Hareketin karmaşık yapısını, bileşimini ve gelişimini anlamaya ve katılımcıların taleplerini kayda geçirmeye ve örgütlenme biçimlerinin kapsamını değerlendirmeye çalıştık. Çalışma grupları farklı yöntemler kullanılarak oluşturuldu: alan incelemesi, sosyal ağ söz dağarcığının analizi, anketler, mülakatlar, haritalandırma. Bu ankete paralel olarak coğrafyacılardan oluşan bir ekip tamamlayıcı bir anketi Normandiya’da gerçekleştirmekte. Onların verileri henüz analiz edilmekte. Burada sunulan ilk veriler özel olarak dönel kavşaklarda ve gişelerdeki protestolarda dağıtılan anketlerden elde edilmiştir. Sonuçlarımıza sahada gerçekleştirdiğimiz çalışma sonucunda vardık.  İnsanların sözleri ve beklentileri bu analizin merkezindedir ve amacımız mümkün olduğunca doğru bir şekilde bunları toplamaktır. ‘Anket’ ekibi Grenoble, Montpelllier, Rennes, Caen bölgesi, Marseille ve Bordeaux’nun içinde ve civarında oturan 13 kişiden oluşmaktadır. Hareket içinde aktif olan kişilere odaklandık ve en az bir gösteri veya blokaja katıldık ve 24 Kasım ve 1 Aralık’ta dağıtılan 166 anketi analiz ettik. Çalışma hala devam ediyor. Daha zengin, daha kesin ve daha uzun tanıklıklar elde etmek için, endirekt anketler veya internet anketi yapmak yerine ,yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdik. Ankette beşi açık uçlu olmak üzere 28 soru sorduk ve sorulan her soru için kişilerin yorumlarını not etmeye özen gösterdik. İlk 15 soru katılımcıların motivasyonları, arzu edilen reformlarla, tercih edilen eylem biçimleri ve siyasetle olan ilişkileri; kalan 13 soru ise katılımcıların sosyo-demografik profili hakkındadır.

İşçilerin Aşkın, İdarecilerin Eksik Temsili

Anketi tamamlayan Sarı Yelekliler arasında bazı grupların güçlü bir şekilde temsil bulduğu görülmekte.  Katılımcıların % 33’ünü (%45’i çalışma yaşında olan) oluşturan işçiler buna örnektir. Tüm Fransa genelinde bu oran %27’dir.  Bu sayı katılımcıların  %14’ünü oluşturan beden işçilerinin  iki katından fazladır. Fransa genelindeki %6.5’lik orana kıyasla, özellikle zanaatkar, esnaf ve küçük işletmeciler de sayıca çoktur: katılımcıların %10.5’i (%14’ü çalışma yaşında). Öte yandan orta-sınıf meslek sahipleri ve yöneticiler yeterince temsil edilmemektedir. 24 Kasım 1 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilen yürüyüş ve blokajlarda, ilk grup katılımcıların %10’una (%13’ü çalışma yaşında olan) tekabül ederken – ki bu oran Fransa genelinde %26’dır-; ikinci grup ise ancak %5’e  (%7’si çalışma yaşında olan) ulaşmakta, Fransa genelinde bu oran %18’dir. Gilets Jaunes hareketine katılanların dörtte biri çalışmayan kategorisi altında toplanmaktadır ve bunların çoğunluğu emeklidir.

Anket katılan sarı yeleklilerin yaş ortalaması, 41.4 olan Fransa yaş ortalamasının biraz üzerinde, 45’dir.  35-49 arası yaş grubu  (%27.2) birinci sırada gelirken, onu  50-64 yaş grubu ( %26.6)  ve 25-34 yaş grubu izler. 18-24 yaş grubu  katılımcıların %6.2’sini, 65 yaş üstü grup %17.3’ünü oluşturmaktadır.

Kadın ve Erkek

Erkekler %54’lük oranla  kadınlardan sayıca fazladır (%45). Ancak, politik hareketlere katılma geleneği pek olmayan bir sosyal kategori olarak kadın işçilerin oranının yüksekliği dikkate değer bir olgudur. Burada, 24 Kasım ve 1 Aralık yürüyüşlerinden gözlemlediğimiz haliyle kadınların gösterilere katılım eğiliminde olduklarını görüyoruz.  Benzer rakamları (%55 erkek, %44 kadın) 16 Ekim 2016’daki “Manif pour tous”gösterilerindeki anketlerde görmek mümkündür.

Birçok tarihsel çalışmanın gösterdiği gibi kadınlar her zaman protestolara katılmışlardır ancak burada daha görünürler.  Bunun birçok nedeni var: çoğunlukla erkek olan bir sendikacı veya siyasi temsilcinin, resmi bir sözcünün olmaması ve bu tip yapıların yokluğunda medyanın dikkatini “sıradan” katılımcılara çevirmek zorunda olması gibi.  Çatışmanın güçlü sosyal boyutu ve hareketin talepleri arasında yaşam şartlarının kilit bir yere sahip olması kadınların görünürlüğünü artmasına katkı sunan nedenlerden.

Ortalama Eğitim Düzeyi

Genel nüfusun %27’sinin (INSEE 2014 verisi) üniversite mezunu olmasına karşılık, anketleri yanıtlayanların %20’si üniversite mezunudur; katılımcıların sadece %5’i yüksek öğretimde dört yılın üstüne çıkmışlardır. Oransal olarak en yüksek iki eğitim düzeyi %35 ile (genel popülasyondaki %24’lük orana kıyasla) BEP(Brévet d’Études Profesionnelles) ve CAP (Certificat d’Aptitude Professionelle) olarak bilinen Mesleki Çalışmalar Brövesi ve Mesleki Yeterlilik Belgesi sahipliği ve lise diplomasıdır (genel nüfusta % 16.5 olan bu oran anketi yanıtlayanlar arasında %29.3’tür). Katılımcıların sadece %15,4’ü bunun altında bir eğitim düzeyindedir (genel nüfusun %31.4’ü). Ancak 8 Aralık günü, mastır veya denk eğitim düzeyine sahip kişilerden ankete katılım daha fazla oldu. Bu veriler bize katılımcıların ortalama bir eğitim düzeyine sahip olduğuna dair kabataslak bir tablo sunuyor.

Az  gelirle geçinen insanlar

Anket katılımcılarının %55’lik bir kısmı gelir vergisini ödediklerini (genel nüfusla hemen hemen aynı bir oran) ve %85’i bir arabasını olduğunu beyan etti. Aylık 1,700€ olarak beyan edilen hane geliri ortalaması tüm haneler için tespit edilen ortalamadan (vergiler ve sosyal gelirler dahil, INSEE 2015) yaklaşık %30 daha azdır. Gilets jaunes katılımcılarının büyük çoğunluğunun düşük gelirli olduğu görülüyor. Ekonomik olarak en kırılganlar kategorisinde değiller: Tüm Fransa’daki hane halklarının en yoksul %10’unun 519€’luk gelirine karşılık,  anketimize katılanların %10’u aylık 800€’dan az bir gelir beyan etmişlerdir.

Katılımcıların neredeyse yarısı için (%47), gilets jaunes hareketi ilk toplumsal hareketlilikleridir. Yalnızca %44’ü şimdiye kadar bir kere bir greve katılmıştır. Kolektif eyleme dair deneyimlerinin oldukça az olduğu söylenebilir.  Katıldıkları veya katılmayı düşünebilecekleri kolektif eylem biçimleri sorulduğunda, %81’lik bir oranla en popüler eylem biçim olan protesto gösterisini imza kampanyaları izlemekte (%69.4’ü şimdiye kadar çoktan bir imza kampanyasına katılmış). Hemen hemen on katılımcıdan dokuzu mülkiyete dönük şiddet içeren eylemleri reddederken, %58.8’i örneğin bir yönetim binasının işgal edilmesine sıcak bakmaktalar. Yarısı gösteri yapmak için Paris’e gitme fikrini ekonomik nedenler, şiddet ve taşrada görünür olmak gerekliliği gibi gerekçelerle reddediyor.  Vergi karşıtlığı noktasında, katılımcıların sadece %5’i vergi ödemeyi reddettiklerini beyan ederken, %58.4’ü bunu bir hareket noktasın olarak tamamen göz ardı etmekteler. Diğer analizler de kadın ve erkek katılımcılar arasında çok az farklılıklar bulmuştur.

Geleneksel temsili örgütlenmelerin ve aşırı politik eğilimlerin reddi

Anketimiz geleneksel temsili örgütlenmelerin yaygın bir şekilde reddedildiğini doğruluyor: %64 sendikaların harekette yeri olmadığını söylerken, %81 aynı şeyi siyasi partiler için de düşünmekte.  Katılımcılara kendilerini siyasi yelpazenin solundan sağına doğru sıralamaları istendiğinde, kurulu temsili sisteme olan mesafe veya güvensizlik dışa vurmakta.  Hâkim yanıt kendilerini apolitik veya ‘ne sağcı ne solcu’ (%33) olarak tanımlamalarıdır. Diğer yandan, bir taraf seçenler arasında %15’i aşırı solu ve yalnız %5.4’ü aşırı sağı, %42.6’sı solu, %12.7 sağı ve yalnız %6 merkezi taraf olarak beyan etmiştir.  Karşılaştırma olması bakımından, Nisanda Ipsos tarafından gerçekleştirilen bir araştırma Fransızların %22’sinin sağ-sol ayrımını reddettiğini, %32 nin solda ve %39’un sağda olduğunu göstermiştir. Siyasetle olan ilişki bakımından bu büyük ayrışma, hareketin özgünlüğüne dair temel bir unsurdur.

İtici nedenler: yaşam standartlarını savunmak ve zengin yanlısı politikalara karşı çıkmak

Anketimize katılanlara baktığımızda, bu isyan belirli bir vergiye karşıtlık veya araba kullanımını savunmaktan çok adil olmadığı düşünülen bir vergi ve yardım sistemine karşı bir isyandır.  Eşitsizliklere karşı bir isyan olmanın yanısıra, onları sembolik olarak küçümseyen ve değersizleştiren siyasi dile karşı bir isyan. Alım gücünü ve belirli düzeyde bir yaşam standardına erişimi (özellikle gitgide erişilmesi mümkün olmayan boş zamana) savunma sorunu olduğu kadar siyasi aktörler tarafından (hükümet ve cumhurbaşkanı) itibarlarının tanınması ve saygı gösterilmesi sorunudur.

Anketin başında açık-uçlu sorular sorarak katılımcılardan motivasyonlarını ifade etmelerini istedik. (“Neden bugün protestodasın?”).  İfade edilen ilk neden yetersiz alım gücüdür  (Katılımcıların yarıdan fazlası). Birçok kişi en basit lükslere bile paralarının yetmediğinden şikâyet etti (20’li yaşlardayım ve hiç param yok. Dışarı çıkmak istediğimde, taşraya gitmek zorundayım). Anneler ihtiyaçları karşılamaktaki sıkıntılarını dile getirdi (“Ayın son iki haftası çocuklarımın tabağında yemek olsun istiyorum, yalnızca patates değil”). Bir annenin ifade ettiği üzere (“Kayınvalidemle yaşamak için güneye taşınmak zorunda kaldık”) bu sıkıntılara bazen barınma sıkıntısı da dahildir ki birçok genç öğrenci de (“Evde kalmaya param yetmiyor, bir arkadaşımın müştemilatında yaşıyorum”) bunu ifade etti.

Listede takip eden motivasyon aşırı vergi yüküdür (69 katılımcının 18’i doğrudan yakıt fiyatlarındaki yüksekliği belirtti). Yaklaşık beş kişiden biri yönetimin “kibirli” tavrını vurgulayarak mevcut hükümeti protesto etmek ve Emmanuel Macron’un istifasını istemek üzere gösteriye katıldıklarını dile getirdi.  Gayrimeşruluğunu vurgulamak açısından ‘monarşi’, ‘oligarşi’ veya ‘diktatörlük’ gibi kavramlar sıklıkla kullanıldı. Kurumsal reform talepleri 24 Kasım’da ortaya çıktı ve 1 Aralık’ta desteklendi. Katılımcıların onda biri kurumsal reform çağrısında bulundu. Bu eğilimin 8 Aralıktaki gösteride güçlendiği görülmekte.

Diğer bir açık uçlu soru, hükümetin gilets jaunes’un talepleri için ne yapması gerektiğiydi. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, en yaygın yanıt vergi indirimidir ve bu yanıt katılımcıların üçte biri tarafından anında dile getirilmiştir.  48 katılımcı alım gücünü arttıracak önlemler alınması gerektiğini belirtirken, bunlar arasından 28’i asgari ücretin arttırılması veya genel olarak ücretlerin arttırılması, 14’ü alım gücünde genel bir artış olması ve 8’i emeklilik maaşından artış olması talebini dile getirmiştir.  Refahın yeniden dağıtımı talebini 36 katılımcı talep ederken, 19’u servet vergisinin yedinden uygulanması ve 5 i de daha adil bir vergi dağıtımı çağrısında bulunmuştur.

Katılımcıların beşte birinden fazlası basitçe yönetimin yurttaşlara kulak vermesini – ‘kendilerini bizim yerimize koysunlar’- istiyor. Görüşme yaptığımız kişilerin temel dertlerinden bir tanesi buydu.  Son olarak, bu hareketin kendine özgü özelliklerinden bir tanesi sosyal taleplerin yansıra kurumsal taleplerin varlığıdır.  Şöyle ki,  26 kişi temel bir kurumsal değişiklik olduğunda hareketin başarıya ulaşmış olacağını beyan etti: 18 kişi temel bir takım değişikliklerin olması gerektiğini (örneğin  ‘topyekun devlet reformu’,  ‘farklı bir siyasi sistem’ gibi), sekiz kişi  parlamenterlere tanınan ayrıcalıkların kaldırılmasını ve dördü Altıncı Cumhuriyetin gerektiğini ifade etti.

Görüşme yapılan 166 kişiden sadece ikisinin konuyla ilgili sorulan iki soruya yanıt olarak göçmenlik politikalarına değindiği, hareketi aşırı sağın bir ifadesi olarak gören analizler bakımından- not edilmelidir.

Gilets jaunes’ların iki temel motivasyonun kapsamlı bir sosyal adalet (varlıklılara yüklenen bir vergi sistemi, refahın daha adil dağılımı veya kamu hizmetlerinin korunması gibi) ve yönetim tarafından dikkate alınmak olduğu söylenebilir.  Öte yandan, hareketin Milliyetçi Birlik (Rassemblement National) taraftarları veya aktivistleri tarafından etkilendiği tezinin aksine, kimlik veya göç gibi konuları vurgulayan milliyetçi taleplerin marjinal kaldığı söylenebilir. Sosyolog Alexi Spire’ın  (Résistances à l’impôt, attachement à l’État (Vergi Direnişleri, Devletle Bağ) işaret ettiği üzere, her şeyden öte bu hareketi açıklayan şey mali adaletsizlik duygusudur, ki bu özellikle işçi sınıfı arasında kendini göstermektedir. 

Kısacası, bu hareket işçi sınıfı ve alt orta sınıf bakımından- birçok görüşmecinin dile getirdiği gibi- gerçekten bir halk hareketidir, düşük gelirli halkın hareketi.  Sonuç olarak birçok açıdan gilets jaunes hareketi son on yılın sosyal hareketlerinden farklı bir görünüm arz etmektedir. Büyüklüğüne ek olarak, işçi kesiminin güçlü temsili, düşük eğitim seviyesi, gösterilere ilk kez katılım ve özellikle de siyasetle ilişkilenmedeki çeşitlilik, dönel kavşakların ve gişelerin insanların yüksek sesle kendilerini ifade etmek üzere devraldıkları kamusal alanlar olarak ortaya çıkmasını beraberinde getirmiştir. Bu alanlar aynı zamanda fikir alışverişinin olduğu ve daha önceki hareketlerde seyrek görülen biçimlerde kolektivitelerin inşa edildiği alanlar olmuştur.

PAYLAŞ