İnsanlar daima hareket halindedir. Yaşamlarını daha iyi koşullarda sürdürebilmek, hatta kimi zaman sadece yaşamlarını sürdürebilmek için bulundukları yerlerden başka yerlere gitmektedir. Yüzbinlerce yıllık bu göçerlik tarihinin yanında insanların yerleşik hayata geçmeleri çok daha yakın bir döneme, tarıma dayalı yaşamın ortaya çıkmasına denk düşmektedir. Buna rağmen günümüzdeki toplumsal algı, göçün arızi bir olgu olduğu yönündedir. Bu algı, kentlerin uygarlık alanı olarak ortaya çıkmasıyla yakından ilgilidir. O andan itibaren göç ve göçmenlik doğal bir olgu olarak değil, uygarlığın dışında ve ona tehdit olarak görülen bir olgu olarak görülmeye başlanmıştır. 

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---