Bu makale, kırsal emeğin güncel durumuna ilişkin öne çıkan eğilimlerin ve küçük meta üretimi üzerine tartışmaların tarihsel seyri içerisinde bir serimini içermektedir[1]. Amaç, Türkiye bağlamında bu literatürde eksikliği hissedilen birbiriyle bağlantılı iki olgunun -ücretli emek ve kadın emeği- tarihsel dönüşümüne ve kırsal emek tartışması için önemine dikkat çekmektir.

Günümüzde kırsal emeğin eğilimlerini karakterize eden süreç, tarım-gıda ilişkilerinin ‘serbest’ piyasaya duyulan koşulsuz bir inanç temelinde yeniden yapılandırılmasıdır (Ecevit vd., 2009; Günaydın, 2009; Oral, 2013; Keyder ve Yenal, 2013). Bu süreç içerisinde, tarım-gıda şirketlerinin piyasa üzerindeki artan hakimiyeti, Türkiye ve benzeri güney ülkelerinde kırsal ilişkilere karakteristik biçimini veren küçük üreticilik üzerindeki etkileri bakımından zengin bir analiz ve tartışmanın konusu olmuştur. Tarım-gıda sisteminin neoliberal yeniden yapılandırılması yalnızca küçük üreticiler özelinde değil, ekonomik, siyasal, toplumsal, kültürel ve ekolojik boyutlarıyla çok yönlü bir yıkım anlamına gelmektedir. Bu anlamda, güncel eleştirel tarım-gıda çözümlemeleri, kapitalizmin yarattığı çok yönlü yıkımın teşhiri ve analizi bakımından önemli bir açılım sunmaktadır.

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---