Yunus Yücel: 1908-1922 arası dönemi “eksik kalmış bir burjuva demokratik devrim” ve “ulusal bir kapitalizm doğrultusunda atılan adımlar” olarak tanımlıyor Korkut Boratav. Osmanlı’nın kapitalistleşme sürecini de göz önüne alırsak; 1908 burjuva devrimi olarak tanımlanabilir mi? Bu anlamda 1908 ile 1923 arasında bir devamlılık mı yoksa bir kopuş mu vardır?

Galip Yalman: Şöyle başlayalım istersen. Doğrudan sömürge geçmişi olsun veya olmasın, özellikle 2. Dünya Savaşı sonrasında az gelişmiş ülkeler ya da üçüncü dünya ülkeleri ya da çevre ekonomileri denilen ülkelerin, gelişme süreçleri incelenirken buna benzer sorular tartışılagelmiştir. Kapitalist dünya sisteminin merkezinde olmadıkları için bu ülkelerin, hem dünya kapitalist sistemiyle olan ilişkileri, hem de bununla yakından bağlantılı olarak toplumsal yapıları ve sınıflar arası ilişkileri, hem de bu sınıflar arası ilişkilerin oluşum sürecinde, devletin hem rolü, hem de niteliği tartışmaların odaklandığı unsurlar arasında olmuştur. 

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---