Issızlığın Ortasında: Açılımlar İklimi Ertesinde Türkiye’de Alevilik.

Kasım (2017) ayının ortasında Malatya’dan basına yansıyan bir haber Türkiye’nin Alevi gündemi açısından ilgili çevreleri teyakkuza geçirdi. Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı, Cemal Gürsel Mahallesi, Gökalp ve Mercan sokaklarında bulunan Alevi haneleri kırmızı çarpılarla işaretlenmişti. Haberlere yansıyan fotoğraflardan özellikle bir tanesi sosyal medyada konuya dair sıkça paylaşıldı. Fotoğrafta kırmızı çarpıyla işaretlenmiş kapısının önünde duran bir kadının bakışları Alevilerin içine kısıldığı tedirginliği betimliyordu. Artı Gerçek’ten Bahar Kılıçgedik, adının Yüksel Kalın olduğunu öğrendiğimiz kadını bulmuş ve yaşananlara dair kendisiyle kısa bir röportaj gerçekleştirmişti. Röportaj kısa ama kadının sözleri yüzyılları içeren bir derinlikteydi. Kalın, kapısının işaretlendiğini gördüğünde hissettiklerini: “Korktum, tedirgin oldum. Herkes tedirgin oldu” sözleriyle aktardıktan sonra 1978 Hamido olaylarından 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasın mahallerine yapılan yürüyüşe kadar yakın tarihimizde Alevilerin hedef alındığı olayları hatırlatıyordu. Sonrasında ise “Biz Aleviler sahipsiziz. Atalarımız da sahipsizdi, biz de sahipsiziz” sözleriyle Alevilerin bu coğrafyada içine kısıldıkları durumu tarif ediyordu. 

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---