Türk Romanlarında Mustafa Kemal ve Kemalizm

Türk Romanlarında Mustafa Kemal ve Kemalizm

Want create site? With Free visual composer you can do it easy.

Mustafa Kemal, kariyerini büyük oranda askerlik mesleğine borçlu, politik hayatı süresince söz ve eylemleriyle her an asker üniformasını giymeye hazır izlenimi veren ve yakın çevresinin kendisi hayattayken isminin etrafında bir liderlik kültü oluşturmasını memnuniyetle karşılamış görünen, Cumhuriyet tarihinin en önemli askerî ve siyasi ismidir. Nitekim onun döneminde rejim, militarist bir işleyişe sahip olmasa da militarist toplum göstergelerine uygun olarak devlet iradesinde askerî yöntemleri başarıyla uygulamayı ve ordu mensubu devlet idarecilerine sahip olmayı her fırsatta öne çıkarıyordu. O hayattayken coşkun ifadelerle ve cumhuriyetçi sembollerle süslenerek dile getirilen lider sevgisi ölümünün ardından kabından taşan bir rejime bağlılık gösterisine dönüşmüş, askerî hassasiyetlerin ağır bastığı bazı örneklerde idolatry düzeylerine ulaşmıştır. Gerçekten de, Osmanlı’nın yıkılışını ve yeni bir devletin yeni bir rejimle kuruluşunu gören aydınların gözünde Mustafa Kemal’i bir kahraman kılan pek çok neden vardı. Yakup Kadri Karaosmanoğlu Atatürk (1946) adlı eserinde bu özgül değeri şu şekilde dile getirmektedir: “Bizim ilk gençlik yıllarımız bir milli kahramana hasretle geçti. Biz -şimdi ellisine varanlar, ellisinden ötedekiler- gözlerimizi bozgun havası içinde açtıktı.”[1] Bu minnet hissi erken Cumhuriyet edebiyatının Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyet veya devrimlerle ilgili her türünde ve her eserinde olmazsa olmaz içeriktir ve Mustafa Kemal’e duyulan sevginin, bıraktığı mirasa bağlılığın ifade tarzındaki aşırılık ve yeknesaklık militarist sistemlerdeki lider yüceltmesi düzeyini verir. 

!!!Bu Yazının İçeriği Kısıtlanmıştır, Ayrıntı Dergi'yi Kitabevlerinden Edinebilirsiniz...!!!
Abonelik ve eski sayılara ulaşmak için tıklayınız.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.