Yeni Konut Kampanyaları ile Tanışın: Fedakâr Borçluluk

-
10

Türkiye’de inşaat sektöründe önemli bir sermaye birikimi sürecinden geçtiğimiz aşikâr. Bu süreç AKP’nin dış kaynak girişine bağlı büyümesiyle paralel giderken, 2001 krizi sonrası başlayan ve 2007 mortgage yasasının yürürlüğe girmesiyle hızlanan bir dizi yasal düzenlemenin hem konut piyasasının finansallaşma ile ilişkilenmesi hem de sektörün ve kullanıcıların çeşitli taleplerine de yanıt üretme olarak görmek mümkün. Konutun finansallaşması literatürü bu zamana kadar gelişkin türev piyasası olan ve çeşitli finansal araçlarla donanmış piyasalara odaklanırken (Aalbers, 2008), son yıllarda küresel kapitalizme eklemlenmekte olan ve sınırlı ya da tam gelişmemiş finansal araçlara sahip ülkelere de yönelmeye başladı (Rolnik, 2013). Bu ilgi, söz konusu ülkelerde gelişmiş finans mekanizmalarına sahip olmasa da finansallaşmanın etkisi altında bir konut üretimi ve sunumunun gerçekleşmesinden kaynaklanmakta. Küresel kuzey ve güney olarak ayrılıp ele alınan bu yapının gerçekten ikili bir yapı mı, yoksa benzerliklerini ve farklılıklarını içinde barındıran tek bir yapı mı olduğu başka bir yazının konusu olabilecek kadar geniş bir tartışma alanı. Bu yazının amacı ise Türkiye’de daha sınırlı finansal araçlar düzeneği ile konutun finansallaşması mekanizmalarının nasıl kurulmaya başlandığını irdelemek ve kur krizinin bu yeni sermaye birikim alanının farklı aktörlerince nasıl deneyimleneceği üzerine bir deneme girişiminde bulunmak.

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---