“Tarih tek bir anlatı değildir; aksine binlerce çeşitli anlatıdan meydana gelir.
Neyi anlatmayı seçersek, bir diğerini susturmayı tercih etmiş oluruz.”
(Harari, Homo Deus, 2016: 186)

2018 yılı aylar sonra tarih olacak ve yıl bitmeden daha neler yaşanacağını kestirmek zor. En azından, yaşadığımız coğrafyada çok hızlı değişen politik ve toplumsal bir gündem var.  Muhtemelen milyonlarca insan ölürken milyonlarcası da dünyaya merhaba diyecek. Açlık, yoksulluk, şiddet, sömürü ve savaşlar yerkürenin birçok yerinde devam ederken bu sürüp giden düzenden refah ve kazanç sağlayan insanlar da sistemin devamı için her şeyi yapacaklar. Yeni savaşlar çıkarıp, inançları ve vatan aşkını kullanarak, kendileri için ölmeye rıza gösterecek yoksullara hükmedecekler. Eğitim ve sağlık yerine silahlanmaya bütçe ayırmayı meşrulaştırmak için sonsuz bir düşman yaratma potansiyeline sahipler çünkü.  Öte yandan dünya gittikçe yorgun düşmekte, zenginliklerini (kaynakları) yitirmekte, kirlenmekte ve üzerindeki yükü taşıyamaz noktaya son hızla ilerlemekte. Yediğimiz, içtiğimiz, soluduğumuz hatta giydiğimiz her şeyin (eğer bunlara sahip olacak kadar şanslıysak!!!) zehirli olduğunu düşünüyoruz ve yanılmıyoruz da. Gittikçe, bir petrol türevi olan plastik denizinde yüzüyoruz. Kimyasal ilaçlar ve gübrelerden kaçamıyoruz. Elektromanyetik kirlilik, hayatın her alanında, tüm mekânlarında bizimle bir arada. Ozon tabakası incelmeye devam ediyor ve biz kanser olmaktan deli gibi korkuyoruz.  Nükleer enerji dayatmasına karşı çaresiziz, karşı çıkan vatan haini sayılabilir. İklimler değişiyor, dünya gittikçe ısınıyor ama kocaman devletler harekete geçmek yerine ağız dalaşını tercih ediyor. Her yıl bir ülkenin konforlu mekânlarında günlerce toplanıp küresel ısınma karşısında stratejiler geliştirmek için milyarlarca dolar harcayıp dağılıyorlar. Bu sırada pek çok ülkede iklim kaynaklı çevre felaketlerinden, açlıktan, temiz su ve hijyen eksikliğinden dolayı yüz binlerce insan hayatını kaybediyor. Ve onca felakete ve ölümlere rağmen, dünya nüfusu artmaya devam ediyor. 

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---