Ordu ve Yargı İlişkilerine Bir Bakış[1]

Bu yazıda 12 Eylül 1980 Darbe davası ve cuntacılar için verilen yargılanamaz kararı yorumlanacaktır. Bu yapılırken, son on yıl içerisinde yargının ordu karşısındaki konumu ana davalar üzerinden kısaca değerlendirilecektir. Yazı yargı, ordu ve siyaset ilişkisinin nasıl ele alınabileceğine dair kendi önerisini de yapacaktır.

Cumhuriyetin başlangıcından bugüne yargı ve siyaset arasındaki ilişkinin karakteristik özelliklerine göre dört ayrı dönemden bahsetmek mümkündür. Birinci dönem 1923-1960 arasını kapsayan ve yargının siyasi rolü için araçsal denebilecek dönemdir. İkincisi 1960’tan 2005/2010 tarihlerine kadar uzanan ve yargının ordu ile birlikte siyasal alanın hangi temellerde şekilleneceğine dair birlikte bir vesayet rejimi oluşturdukları kurumsallık dönemidir. Üçüncü dönem, yargıda Fetullah Gülen Cemaati’nin baskın olduğu ve yargının bir alan ve söylem olarak öne çıktığı dönemdir, ki bu dönemi 2005/2010’da başlatmak; 2013 yılının sonu ve nihayet 15 Temmuz 2016 darbe girişimi ile bitirmek uygundur. Dördüncü dönem ise Gülen Cemaati’nin yargıdaki egemenliğinin yavaş yavaş zayıflamaya başladığı 2013 yılı sonundan günümüze kadar gelen ve yeniden yargının siyasal alan karşısında basit bir enstrüman halini aldığı araçsallık dönemidir.

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---