Dinçer DEMİRKENT: Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) siyasal yelpazenin çok farklı kesimlerinden daha çok da sosyalistlerden gelen bir eleştiri var: “CHP bir devlet partisidir ve kendini devletin sahibi olarak görür” şeklinde özetleyebileceğimiz, hem tarihsel içerimleri olan hem de bugüne ilişkin bir eleştiri. Bu eleştiriyi hem bir akademisyen hem de parti yöneticisi olarak nasıl karşılıyorsunuz?

YÜKSEL TAŞKIN: Tabii bir siyaset bilimci olarak, işin akademik tarafından siyaset ile ilişkilendiğim için ben de gözlem yapma fırsatı buluyorum. Bugün devletçi bir refleks kalmadı. Devletten düştü çünkü CHP. Benim içinde fiilen aktif olduğum Parti Meclisi ya da Merkez Yürütme Kurulu’na baktığımızda devletçilik üzerinden değil kamu yararını önceleyen bir tavır var. Sosyolojik olarak baktığımızda AKP’de, CHP’de, MHP’de ve İyi Parti’de de şu anda siyasete hakim olanlar çok elit çevrelerden gelen insanlar değil. Genellikle bir taşra hikayesi, bir başarı hikayesi üzerinden gelenler. Korunması gereken aristokratik bir gelenek yok.

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---

Ayrıntı Dergi'yi büyük kitapçılardan ve online olarak BURADAN SATIN ALABİLİRSİNİZ.