Devlet kavramı hem tarihsel olarak hem de günümüzde önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Devlet, siyasal ve sosyal stratejiler ve taktikler açısından problematik olmasının yanı sıra, gündelik hayatta da kendisi hissettiren bir mahiyete sahip. Bu anlamda, bu söyleşiye devleti nedir ve nasıl kavranmalıdır üzerinden metodolojik ve ontolojik bir soruyla başlamamız isabetli olacak gibi. Bu, niye bu kavramı tartışmak zorunda hissettiğimizi ve neden devletin siyasal olarak ilgi alanlarımızın odağı olduğunu da açıklayacaktır. O halde sorumuzu soralım, devlet tartışmaya değer midir ve tartışılırsa nasıl tartışılabilir?

Galip YALMAN

Galip Yalman: Devlete ilişkin tartışmamızda en önemli nokta bu meselenin zaman ve mekândan bağımsız ele alınamayacak olmasıdır. Devlet hangi kavram setleriyle konuşuluyor ve hangi meseleler ile bağlamlar konusunda ön plana çıkmış? Örneğin 1930’larda ve 1970’lerde farklı yerlerde ve kapitalist toplumun farklı krizlerinden yola çıkarak tartışılmış. Tarihsel süreç içinde belli kavram setleri aracılığıyla devlete ilişkin kurgular yapılmış. Buradaki dönüşüme basitçe kapitalist toplumun krizlerine bir alternatif olarak devlet tartışılmakta ve dönüşmekte diyemeyiz. Bu dönüşüm tek bir doğrultuya doğru ilerleyen bir tasarıyı ya da patikayı izlemiyor.

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---

Ayrıntı Dergi'yi büyük kitapçılardan ve online olarak BURADAN SATIN ALABİLİRSİNİZ.