Memlekette nefes almak gittikçe zorlaşıyor ve bunun en önemli nedenlerinden biri hukukun hali*. Fakat cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Türkiye’nin hukuk düzeninin, bir yanda anayasalardan en alt düzeydeki kurallara kadar normatif niteliğiyle, öte yanda bu normların yasama, yürütme ve yargı tarafından uygulanma şekliyle ağır ve sistematik insan hakları ihlallerine yol açtığı örnekler anımsandığında, bugünü özgün kılanın ne olduğu, temel bir soru olarak kendini gösteriyor. Bu soru karşısında “Yeni Türkiye”nin hukuk düzeninin, herhangi bir konu ya da alanda gözlemlenen niceliksel değişimlerden ziyade, anayasal devletin temelini oluşturan kurum ve kurallardaki niteliksel dönüşümle farklılaştığı söylenebilir. Hukukun kuramıyla ya da uygulamasıyla ilgilenen pek çok kişiyi, Yeni Türkiye’nin hukuk düzenini, darbe sonrasının 80’leriyle ya da karanlık 90’larla mukayese etmeye ve bugünün, çok daha “kötü” olduğunu saptamaya iten de bu niteliksel dönüşüm muhtemelen.

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---