Geleneksel değerlere geri dönüş çağrısı 21. yüzyılın ilk çeyreğine damgasını vurdu. Öyle ki, Daniel Bensaid ve Alain Krivine’e kulak verilirse, “Bundan 150 yıl önce Marx, ‘dini meseleleri kutsal olmayan meselelere dönüştürmeye’ çağırıyordu. Bugün ise kutsal olmayan meseleler teolojik meselelere dönüşmüşe benziyor”.[1] Bensaid ve Krivine bu eğilimi üç temel nedene dayandırıyordu. İlkine göre, dünya ölçeğinde yaşanan geniş kapsamlı özelleştirme hamleleri neredeyse bütün kamusallıkların içini boşaltmış, bir zamanlar toplumun geniş kesimine ait olan mekânları, bilgiyi ve hizmetleri sınırlı sayıda insanın özel mülkü haline getirmiştir. İkinci olarak, ulusal referanslar ve sınıf aidiyetleri zayıflamış, bunun sonucunda pek çok kişi hayali “inanç cemaatlerinin” çağrısına kulak vermiştir. Üçüncü olarak ise, bütün bir modernizm deneyimini besleyen dünyevi umutlar düş kırıklığıyla sonuçlanmıştır.[2]

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---

Ayrıntı Dergi'yi büyük kitapçılardan ve online olarak BURADAN SATIN ALABİLİRSİNİZ.