Toplumsal Tutunum Krizi Çağında Felaket, Kapitalizm ve Ötesi

COVID-19 pandemisinin ilk dönemlerinde internette yaklaşan iklim krizi felaketinin gerçek boyutunu trajik bir biçimde sergileyen bir mim ile karşılaştım. Görselde insanlığı simgeleyen bir dalgıç deniz yüzeyine doğru yüzerken COVID-19’u simgeleyen bir köpek balığı tarafından kovalanıyordu, ancak bu köpekbalığını yaklaşan ekonomik krizi simgeleyen daha büyük bir köpekbalığı takip ediyordu, en derinde ise iklim değişikliğini temsil eden prehistorik dönemlere ait devasa bir köpekbalığı yer almakta ve tüm diğer canlıları yutmak üzereydi.

Bugün karşı karşıya olduğumuz iklim krizine dair en ufak bilgi kırıntıları dahi, yukarıda bahsettiğim görseli doğrular biçimde, insanı dehşete düşürmeye yeten cinsten. Bu dehşete, 2011-2013 yılları arasında dünyayı kasıp kavuran isyan dalgasının uzun yenilgisinin sonuçlarını eklediğimizde, gidişatın yön değiştirme ihtimali olmadığını düşünerek atalete düşmek tek seçenekmiş gibi kalıyor. En azından, bu ataletten uyanıp harekete geçmek; yeniden bir kolektif eylemliliğin yükselip, ancak bu sefer bir şeyleri gerçekten dönüştürebildiği bir moment yaratmak mümkün mü ki sorusu akla geliyor. Yine de, eğer bu soruya olumsuz bir yanıt vermeye meyilli iseniz, onun hemen peşi sıra şu soruyu kendinize sormanızı öneririm: Yolun sonunun göründüğü şu ahir zamanda bu dönüşümün mümkün olduğunu düşünmekten başka bir çaremiz var mı?

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---

Ayrıntı Dergi'yi büyük kitapçılardan ve online olarak BURADAN SATIN ALABİLİRSİNİZ.