1990’larda siyaseti, toplumu, akademik çalışmaları ve medyayı saran küreselleşme söylem ve tartışmalarından sonra, 2001 Afganistan ve 2003 Irak işgalleriyle birlikte emperyalizm tekrar akademik ve günlük siyasal söylemlerin konusu oldu; ama 1970’lerin kavramlarından olan alt-emperyalizm kavramı, bu iki ana tartışma konusunun gölgesinde kaldı. Oysa, 2000’lerden itibaren yarı-çevre olarak tanımlayabileceğimiz Brezilya, Güney Afrika, Türkiye gibi ülkelerin kendi yakın çevrelerini de aşan ekonomik ve askeri yayılma çabaları alt-emperyalizm tartışmalarının önem kazanmasına yol açmıştı. Bu önemli konu Türkiye’de az sayıdaki akademisyen tarafından ele alındı, Türkiye’nin dış ve güvenlik politikası analizlerinde akademik anaakım Realizm ağırlığını sürdürürken, siyaseten muhalefet partileri ise değil bu türden bir tanımlamlama üzerinden hareket etmeyi, AKP hükümetinin milliyetçi çizgiye oturmuş bu politikasının arkasında durdular.

---Değerli okuyucumuz, bu yazının devamı erişime kısıtlanmıştır. Yazının tümüne ulaşmak için lütfen dergimizi edininiz.---